23 Ocak 2015 Cuma

Yol

Gecip gitmek, yuruyup durmak ve bazen dinlenmek bazen soluksuz kosmak durmadan..
Evsizlerin yanindan, gazi olduklarini iddia eden amcalarin yanindan, mendil satan kucuk cocuklarin, biri kucaginda yenidogan biri yaninda etegine oturmus uzgun gozlerle bakan cocuklariyla kopru kenarinda annenin, acikmis belki de susamis ciliz bir kopegin yanindan kosturarak gecmek. Kim bilir kac yilinda hangi mimar tarafindan yapildigini bilmedigin kopruden gectikten sonra yeniden baska tarafta bulmak kendini...

Yemyesil bahceleri, ihlamurlari, turunc agaclarini ve o guzelim kokularini cigerlerine doldurmaya calismak ayni zamanda. Korna sesleri, okuldan cikan kosturan cocuklarin nesesi, manavin arkadasina anlattigi abartili milli mac, markete yeni urun getiren kamyonet,Mc Donald's motorsikletini goren camda bekleyen ogrencinin arkadasina seslenisi, parkta yeni oyun arkadasini bulan cocugun annesinin eve donme vakti geldigini aciklayisi ardindan gelen isyan... Yine bi manav standi, bu daha bakimli, taze yapraklar arasinda meyveler, adini bilmedigim sebzeler... Bir firin tam karsi kaldiriminda, sicak oldugunu sandigim ekmekler sahiplerinin elinde kagida sarili...

Cafelerin onundeyim simdi... Cuma aksami toplantisi, grup grup masalar kalabalik, eglenenler belli,  dedikoduda olanlar, dertliler de var ikili masalarda... Cay icenler, yemek yiyenler, tatlilarini alanlar, siparis verecekler... Yandaki butik kapanisi yapiyor kasada, haftasonuna hazirlik mi yoksa?

Ozel bi hastanenin sardunyali saksilarina yaklasiyorum, sigara icen birisiyle karsi karsiya geliyorum. Gecmis olsun, diyorum icimden... Guvenlik gorevlisi de orda belli ki sigara molasi verilmis ajda bardagi cay esliginde. Hava ne guzel Ocak'in sonundayiz, diyor yanindaki hastane logolu gomlegi giyen is arkadasina...

Mis gibi kahve dukkani onunden gecerken en sevdigim arkadasimla telefonda konusmak, kahve kokusu burnumdayken...

Yine o en bildigim ve her gun gectigim arnavut kaldirim sokak, sokagim... Kosede insaat var sabahlari ses oluyor mudur cok bilemedigim... Dizayn dukkani yine musteri dolu, su saatte ilginc... Sokagin saginda 3.apartmandaki tekir yine patiledi cami gecerken evinin onunden cani mi sıkkın, ac mi yoksa artik beni tanidigindan mi tepkisi? Evin onundeki sokagimizin sevimli kopegi Camur yine beni gorunce sallamaya basladi kuyrugu, cantamdan cikardigim sandvicin icindekileri sevmis gozukuyor. Anahtari alma zamani, ulasacagim yere ulastik bugun de.. Bugun de yol bitti... Bugun de yol birdi...

1 Ocak 2015 Perşembe

Bisiklet

Çok eski zamanlar benim için.. Bana hatırlattığı anlar, sanki başka bir yaşamın parçası gibiymiş. "Bir ömür içinde, birden fazla yaşam mı yaşıyoruz yoksa farklı dönemlerde, farklı yaşlarda? Doğduğumuzda konuşamamak, emeklediğimizde yürüyememek, yürüdüğümüzde koşamamak, konuşurken okuyamamak, okurken yaşayamamak bazı geçen anları..." Bisiklete binerken ben bunları düşünürdüm hep... Düşünceler akar giderdi; "iki tekerden önce de dört tekerle gidip iki tekerlinin hayalini kuruyordum, şimdi de gerçek!"

Hayat hep bu; Hayal et, Hayat yap! Planını kur, uygula!

2015, artık biliyorum ki seni güzel yaşayacak olan benim, diğer yılların da hiç bir kabahati yok...

Hep değil ama çoğunlukla mutlu ve neşeli olmak dileğiyle; herkese ...