Bugun, butun gunumu bir alisveris merkezinde gecirdim, bu senenin belki son guzel gunu diye niteleyebilecegimiz gunesli bir gunde, hangi akla hizmet bilmem desem de, kendi aklima hizmet olarak, kendimi gunesten kacirarak alisveris merkezinde aldim solugu...
Ilk duragim elektronik magazalardi, babama laptop bakiyorum, birkac elektronik alete de ihtiyacim vardi, cok gezdim, bir de aksi gibi ve yine kendi aklima hizmettimden dolayi topuklu ayakkabi giymistim ve ayakkabilarim ayaklarima vurmaya baslamisti. Akilsiz basin cezasini cidden ayaklar cekiyormus, su atalarimin ellerinden operim ya, ne guzel de buluyorum onlarin soylediklerini durumumu tasvir etmek icin... Sonra bir kahve molasi verdim, cok unlu bir dunya markasi bir kahvehanede cok unlu bir kahvesini icip telefonumdan laptoplari arastirdim biraz daha... Sonra da tum avanakligimla alisveris merkezindeki insanlarin davranislarini ve neler oldugunu izlemeye basladim oturdugum yerden... Guzel zaman gecti.
Giysi dukkanlarini gezmeye basladim sonra bir iki kiyafete ihtiyacim vardi. Gerci 'Nisa Taifesi' icin ihtiyaca gerek yok ama ben ihtiyac dogrultusunda o topa girenlerdenim. Kalabalik kadin gruplarindan hep korkmusumdur, bu sebeple de; haftaici mesai saatlerinde kiyafet alisverisi yapmaya ozen gosteririm. Neyse... Boyle alisveris sirasinda o dukkan bu dukkana gezerken bir ses:
- Hanfendi, buyrun, sozuyle durduruldum. Elinde cicek buketi gibi bir seyi uzatmis guzelden bir kiz, bana gulumsuyor. Bukete tekrardan bakinca cicek degil, meyve olduklarini fark ettim.
Bir kalp seklinde ananası çubuğuyla elime tutuşturdu. Teşekkür edip tattım. Cidden çok güzeldi.
- Bu salak şekilli meyvelerin hic bu kadar güzel olabileceğini düşünmemiştim, dedim ve derken ağzımdan kelimeler çıkarken ne cins bir pot kırdığımın farkına vardım ama ne çevirebilme ne de engel olmaya zamanim vardı... Bazen neden bu kadar patavatsiz olabiliyorum bilmiyorum aslinda bircok kisiye sorulsa "Bu kizi nasil bilirsiniz diye?" gelecek cevap "munis, uysal, sempatik" olacaktir. Bazen ama bazen sanirim yorgun oldugumda falan patavatsiz, huysuz olabiliyorum. Ben bunlari dusunurken, tanitim sorumlusu hanimefendinin sasirarak bakakalmasi da gozumden kacmadi. Durumumu biraz cevirmek amaciyla;
- Jole mi var uzerlerinde bunlarin? diye sorarken sevimlilik cabasiyla gulusedim.
- Evet, dedi ve gulumsedi.
- Cok sekerli olmus ya, dedim. Neydi bu patavatsizligimin sebebi ya? Ayakkabilarim miydi acaba? Ne güzel tam toparlaya baslamisken kotu enerjiyi yine bi cuval inciri daha dogrusu bir sap kalp seklindeki ananası berbat etmistim.
Tanitim sorumlusunun yuzune dikkat edince, gulmemeye calistigini ve kendini tuttugunu fark ettim. Standin arkasinda da muduru varmis megerse... Ben de son bir umut:
- Cok tatlilar canim, çok tatlilar ama firmanizin calisanlari kadar degil, diye sacmaladim.
Tum gun boyunca ilk defa güzel hatta çok kibar bir sey soylemistim ama bu da "Les effects" yaratacak turde bir cumleydi. Yani dusunebiliyor musunuz? Disardan bu diyalogu birine soyleyin adam kiza ciddi ciddi yazilmis demezlerse gelin beni tokatlayin ya! Birileri, bir seyler benim ayarlarimla ciddi ciddi oynuyordu ama kimdi, neydi bilmiyorum... Belki ilerideki gunlerde cikarlar.
Tesekkur ettim ve gulumseyip yanindan ayrildim standin, yine giysi dukkanlarina cark ettim. Alacaklarimi tamamlayamamistim cunku... Birkac dukkan daha gezince ve kahve stogumu Venti boy ile sisirdigim "Bladder"im S.O.S. verdiginden mutevellit W.C.nin yolunu aldim ve bilin bakalim kimle karsilastim? Eveet tanitim sorumlusu arkadasla...
- Merhaba, deyip gulumsedi.
- Merhaba, diye karsilik verdim.
- Sabahtan beri yuzumu gulduren ilk kisiydiniz, dedi ve bir iki mudurunu sikayet etti, diger stand ziyaretcilerini falan anlatti. Kimse konusmuyor, yorum yapmiyor, yiyip kaciyormus. Toplum olarak ya da alisveris merkezinde bulunan insan populasyonu olarak ne kadar uzucu bir durum bu... Eskiden de insanlar bu kadar cikarci, soguk ve mesafeli miydi baskalarina yoksa gunumuz dunyasinin bir degisimi midir bu durum bilemiyorum. Mudurleri ya da sefleri potansiyel musterilerin tepkilerini duymak istiyorlarmis, sabahtan beri kimse bir sey demeden gidiyormus. Ilk tepki benden gelmis ama biraz cok gercekci bir tepkiydi benimki hatta biraz fazla samimiydi. Nimete, "Salak sekilli" dedim yani, bircok kisi icin "Boru mu?" diye tepki verecekleri bi durum. Ben, annemin firinda yaptigi armut tatlisina "Kirmizi gergedana benziyo bu ya!" tepkisinden de kotu bir tepki vermistim.
- Off benim verdigim tepki de pek bi ictendi aileicinden bi cocugun verebilecegi bir tepki gibiydi, deyip gulumsedim. Yani biraz fazla aciksozlu oldum sanirim, diye ekledim.
- Yoo, samimi bir tepki verdiniz ki resmi bir cevaptan cok aradigimiz tepkiler bunlar, dedi. Biraz daha konusup vedalasip ayrildik.
Sonra eve donmek uzere dolmusa bindim. Aklimda babama alacagim laptop markalari ve bir netbook uzerinde modiye edecegim bir programi dusunerek eve kadar geldim. Evin yakininda indim, bizim sokagin kosesinde yeni bir manav acilmis... Manavin yeni acilmasindan dolayi tanitim amacli, bir beyfendi, elinde kurdanlarla bir seyler tutuyordu bir tepside... Yanindan gecerken:
- "Buyrun hanimefendi, denemez misiniz?" demez mi ! Bugun bana evren bi mesaj gonderiyordu ama neydi? Neydi? Neydi?
- Tesekkur ederim, hayirli olsun dukkaniniz, baska zaman dedim.
- Lutfen buyrun bir tane deneyin, dedi.
Parca kavunlarin ustune tutturulmus kavun olduklarini anladim israr uzerine bakinca... Yine meyve, yine meyve, yine meyve...
Agzimdaki sakizi dislerimin arasinda sıkıstırıp:
- Kavunlu, deyip gosterdim sakizi...
- Buyrun bir tane, diye ısrar edince, ellerimdeki paket ve torbalari gosterdim ve bir patavatsizlik daha yasamaktan korkarak tekrar tebrik edip tesekkur ettim ve eve dogru adimlarimi hizlandirdim.
Bu sirada bugun basima gelen meyve detoksunun sebebini cozumlemeye calistim aklimdan... Alisveris merkezindeki ciceksepeti konseptindeki meyveler cok sekerliydi cidden ama agza ilk alindiginda hos bir duygu olusturuyordu... Ama o gereksiz samimi aciklamalarim ve calisanlara duzgun bir sey soyleyim demeye calisirken agzimdan cikan o ovunc dolu sozlerin laubaliligi neydi oyle? Ya mahallemizin yeni manavinin kavun sunumu... Ust uste gelmesi cok ilgincti gercekten... Hayat bana ne demek istiyordu? Ne mesaji vardi? Neden kavunu tatmaktan cekinmistim? Vee korkarken niye kuzenime verdigim sakiz gosterme tepkisini vermistim, o adam mahallenin manaviydi yahu! Niye insanlara bu kadar samimi, sanki ailemden biriymis goruyordum ve hatta oyle davraniyordum? En muhimi ise niye yalan atmistim manava; cignedigim sakiz kavunlu degil; cilekliydi yahu...



